Cyprus Today ve rasihresatinhaberi.com Genel Yayın Yönetmeni Rasıh Reşat, Ankara'da düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu'nda dezenformasyonu bir "enformasyon zehirlenmesi salgını" olarak nitelendirdi ve bu sorunla mücadelede bilgiyi tüketen kişilerin eğitilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın düzenlediği forum kapsamında "Türk Dünyasında Stratejik İletişim ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı yapıldı. Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Daire Başkanı Kasım İleri'nin yönettiği toplantıya gazeteciler, akademisyenler ve iletişim alanında faaliyet gösteren kurumların temsilcileri katıldı.
Bilginin dolaşım hızı arttıkça yanlış bilginin yarattığı tahribatın da ağırlaştığını belirten Reşat, "Açıkça söylemek gerekirse, bu bir zehirlenme süreci" dedi. Mücadelenin yalnızca hatalı bilgileri düzeltmekten ibaret olamayacağını vurgulayan Reşat, Kovid salgını sırasında yürütülen kamu bilgilendirme çalışmalarını örnek gösterdi. Reşat, o dönemde el yıkamadan sosyal temasa kadar pek çok alışkanlığın kamu spotlarıyla yeniden öğretildiğini hatırlatarak "Yani halk eğitilebilir, bunu bizzat gördük" ifadesini kullandı.
Kendilerini "vatandaş gazeteci" olarak tanımlayan bazı sosyal medya kullanıcılarının doğrulama yapmadan içerik paylaşabildiğine dikkat çeken Reşat, "Bir şey duyuyorlar, bunun doğru olduğunu varsayıp kamuoyuna servis ediyorlar, sosyal medya sayesinde de bu bilgi hızla yayılıyor. Tıpkı bir salgın hastalık gibi" diye konuştu. Gazeteciliğin temelinde güvenilirlik ve şeffaflığın bulunduğunu söyleyen Reşat, stratejik iletişimin devletler tarafından hem savunma hem de saldırı amacıyla kullanılabildiğini belirterek insanların hangi kaynaklara güveneceğini öğrenmesi gerektiğini kaydetti. Reşat, "Çocuğunuzu ameliyat etmesi için bir doktora güveniyorsunuz ancak kararlarınızı etkileyecek bilgiler söz konusu olduğunda, elinde telefon olan herhangi birine güvenebiliyorsunuz" sözleriyle durumu özetledi.
Toplantıda söz alan diğer isimler de güvenilirlik, eğitim ve uluslararası iş birliği vurgusu yaptı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Türk dünyasını hedef alan kampanyaları yapay zekâ destekli araçlarla takip ettiklerini ve kurumlar arası yakın iş birliğinin direnci artıracağını söyledi. Kazakistan Ulusal Televizyon Kanalı Genel Müdürü Jalgasbek Altayev, yapay zekâyla hazırlanmış bir spiker adaylığı videosunu ilk başta gerçek sandığını anlatarak gazetecilerin sahte içerikleri tanıma konusunda eğitilmesi gerektiğini ifade etti. Kabar Haber Ajansı'ndan Nurcan Kasımalieva ise yayın öncesi doğrulamanın, genç gazetecilere yapay zekâ eğitiminin ve ajanslar arası iş birliğinin önemine değindi.
Kıbrıslı katılımcılardan Mykibris.com Yönetim Kurulu Başkanı Emre Zeren Safa, stratejik iletişimin yanı sıra "stratejik güvenilirliğe" de ihtiyaç olduğunu, kaynağa güven yoksa mesajın yaygınlığının anlam taşımadığını dile getirdi. Özbekistan Gazetecilik ve Kitle İletişimi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sherzodkhon Kudratkhuja güvenilir haber kaynakları ve gençlerle içerik üreticilerini buluşturacak ortak platformlar önerirken, Macaristan Ludovika Kamu Hizmeti Üniversitesi'nden Doç. Dr. Eva Jakusne Harnos yalan haberlere zamanında yanıt verilmesi gerektiğini, Jagiellonian Üniversitesi'nden Dr. Karolina Wanda Olszowska ise ülkelerin kendileri hakkındaki dış anlatıları izleyip aktif iletişim mekanizmaları kurması gerektiğini söyledi.