MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nın onaylanmasının ardından Avrupa Birliği'nin takındığı tavra sert tepki gösterdi. Bahçeli, "Türkiye'ye parmak sallamak, istikamet tayin etmek, neyi yapıp yapamayacağına dair talimatlar vermek, hiç kimsenin olmadığı gibi Avrupa'nın da harcı değildir" dedi.
Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Bahçeli, mutabakat muhtırasının Libya Temsilciler Meclisi tarafından 20 Ekim 2026'da onaylanmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Bahçeli, Akdeniz havzasında, özellikle Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik alanlarında hiçbir oldubittiye izin verilmeyeceğinin altını çizdi.
Mutabakatın, köklü tarihi bağlara ve ortak kültüre sahip iki dost ülke arasındaki ilişkileri geliştirme iradesinin ürünü olduğunu ifade eden Bahçeli, belgenin uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde iki ülkenin hak ve çıkarlarını gözettiğini, hiçbir ülkenin hakkını ya da uluslararası hukuk kurallarını zedelemediğini savundu. Bahçeli, Türkiye'nin komşularıyla dostane ilişkileri güçlendirmeyi, karşılıklı rızaya dayalı işbirliği mekanizmaları kurmayı ve bölgede barış, huzur ve istikrarı pekiştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Bahçeli, Türkiye ile Libya arasındaki yakınlaşmadan rahatsız olanların onay sürecinin ardından tepkilerini dile getirdiğini belirterek bu ülke ve yapılar arasında Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail ve Avrupa Birliği'ni saydı. AB'nin tutumunun, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın ortak basın açıklamasıyla açıkça ortaya konduğunu kaydetti.
Brüksel'deki yetkililere seslenen Bahçeli, Türkiye'nin tam bağımsız biçimde ve yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda karar alıp uygulayabilecek güce ve iradeye sahip olduğunu vurguladı. Bahçeli, "Ne Türkiye ne de Libya, onların beklenti ve taleplerine uygun davranmak zorundadır. Ayrıca Akdeniz'e kıyıdaş ülkelerin egemenlik haklarına saygı göstermek herkes için hukuken ve siyaseten en doğru karar olacaktır" diye konuştu.