Girne Kapısı'nda bulunan Lefkoşa Müzesi, Şeyh Nazım Kıbrısi'nin koleksiyonundan dört el yazmasını ziyaretçilerle buluşturdu. Kitapların yanı sıra Şeyh Nazım Kıbrısi'ye ait baston ve yüzük de müzenin koleksiyonuna eklendi.
Sergilenen eserler arasında İbrahim İbn Hasan'ın et-Tasavvuf ve'l-İslam, İbrahim b. Mustafa el-Akkirmânî adına kayıtlı Haşiye-i Tarikat-i li-Hâcezâde, Ömer Vasfi'nin Havas-ı Melekiyye eş-şerhu's-sayfi adlı kitapları ile İlmu'l-Kur'ân yer alıyor. 1756, 1810 ve 1877 yıllarına tarihlenen kitaplar, 18'inci ve 19'uncu yüzyıllardan bugüne ulaşan yazılı kaynaklar arasında bulunuyor. Farklı yazar, dil ve konulardaki eserlerin bir arada sunulması, ziyaretçilere Şeyh Nazım Kıbrısi'nin kitap koleksiyonunu tanıma fırsatı veriyor.
Serginin en eski ve en hacimli eseri, 1756 yılına kayıtlı et-Tasavvuf ve'l-İslam. Yaklaşık 270 yıllık geçmişe sahip Arapça kitap, 450 sayfadan oluşuyor ve tasavvuf ile İslam düşüncesini ele alıyor. Eser, dönemin düşünce dünyasına ışık tutan bir kaynak olmanın yanı sıra yüzyıllardır korunan bir kültür varlığı olarak da öne çıkıyor.
1810 yılında İstanbul'da yazılan Haşiye-i Tarikat-i li-Hâcezâde ise 120 sayfalık Arapça bir eser. Kitapta katkıda bulunanlar arasında İbn Abidin'in adı da geçiyor. Bir metni açıklamak ve değerlendirmek için yazılan notlar anlamına gelen "haşiye" türündeki eser, eski metinlerin nasıl okunup yorumlandığını incelemek açısından önem taşıyor.
Ömer Vasfi'nin 1877 tarihli Havas-ı Melekiyye eş-şerhu's-sayfi adlı eseri 88 sayfadan oluşuyor ve havas ilmi başlığı altında sınıflandırılıyor. Arapça, Türkçe ve Osmanlı Türkçesi dil kayıtları bulunan kitap, 19'uncu yüzyılın yazılı kültürü ve dil kullanımı üzerine çalışanlar için inceleme değeri taşıyor. Sergideki dördüncü eser olan İlmu'l-Kur'ân ise Kur'an konulu, Arapça yazılmış 96 sayfalık bir kitap.
Lefkoşa'nın eski görünümlerini yansıtan tablolar, Kıbrıslı yazarların büstleri, denizcilik objeleri ve Karagöz suretleri gibi koleksiyonlarla kentin geçmişini anlatan müzede ziyaretçiler, dört el yazmasını aynı sergide görerek eserlerin hacim ve dil farklılıklarını karşılaştırma imkânı buluyor.