Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Küçük, 6 Aralık 2026'da yapılacak genel seçimlerin ardından milletvekili dokunulmazlıklarının kapsamlı biçimde ele alınması çağrısında bulunarak kürsü dokunulmazlığı dışındaki tüm dokunulmazlıkların kaldırılmasını önerdi. Küçük, böyle bir öneri Meclis'e getirildiğinde buna ilk karşı çıkacak partinin Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) olacağını ileri sürdü.
Küçük, görüşlerini Mustafa Baflı'nın sunduğu ve Kıbrıs Postası TV'de yayımlanan "Duruş Noktası – Seçim Özel" programında dile getirdi. UBP milletvekili, "6 Aralık'tan sonra gelin bütün taşları dökelim. Hatta gelin buradan dokunulmazlığı da kaldıralım, sadece kürsü dokunulmazlığımız olsun. Bu öneriyi koyduğumuzda ilk karşı çıkan da CTP'dir. Bu da buradan çağrımdır" diye konuştu.
Küçük'ün açıklamaları, Toplumcu Demokrasi Partisi'nin (TDP) milletvekili aday adaylarına imzalatmak üzere hazırladığı "Dokunulmazlık Taahhütnamesi" ile başlayan tartışmanın ardından geldi. TDP Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan ve 18 Ekim 2026 tarihini taşıyan metin, altı seçim bölgesinden aday olacak 50 aday adayının kürsü dokunulmazlığı dışındaki tüm dokunulmazlıkların kaldırılması için mücadele etmesini öngörüyor. TDP, kürsü dokunulmazlığının milletvekillerinin Meclis'te özgürce konuşabilmesi ve iktidarı denetleyebilmesi için korunması gerektiğini, diğer dokunulmazlıkların ise hesap vermekten kaçınmanın aracına dönüşebildiğini savunuyor.
Programda UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak'ın sahte diploma iddiaları nedeniyle gündeme gelen dokunulmazlık sürecine ilişkin soruları da yanıtlayan Küçük, komite toplantısının gizli yapıldığını ve yeminli oldukları için tüm ayrıntıları paylaşamayacağını belirtti. Küçük, savcı, şahitler ve emareler değerlendirildiğinde diplomanın sahte olduğuna dair önlerine somut bir veri gelmediğini söyledi. Polisin bu konuda Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu'ndan (YÖDAK) görüş almadığını, YÖDAK'a başvurduklarında da böyle bir görüşün bulunmadığının kendilerine iletildiğini aktaran Küçük, "Yine aynı konu olsa yine ben aynı kararı verirdim" dedi.
Küçük, dokunulmazlığın kaldırılmamasının hukuki süreci durdurmadığını, yeni bir şikâyet olması halinde sürecin devam edebileceğini vurguladı. Süren mahkeme davaları varken komitenin aksi yönde karar vermesinin yargıya müdahale olarak yorumlanabileceğini ifade eden Küçük, değerlendirmeyi dönemin komite başkanı Oğuzhan Hasipoğlu ve Ahmet Savaşan ile birlikte yaptıklarını anlattı. Küçük, kendisinin teknik ve eğitim, Hasipoğlu'nun hukuk, Savaşan'ın ise eğitim alanında değerlendirme yaptığını, ulaştıkları sonucu UBP grubuna aktardıklarını kaydetti.