Arnavutluk'un başkenti Tiran'da hükümet karşıtı öğrenci gösterilerinin ikinci günü olan 14 Ekim'de binlerce öğrenci yeniden sokaklara döküldü. Protestolar sırasında Eğitim Bakanlığı binasının bir kısmı ateşe verilirken Başbakanlık ofisi ile Maliye ve İçişleri bakanlıklarının binaları da göstericilerin hedefi oldu.
Ülkenin devlet haber ajansı, salı günü yaşanan olaylarda şiddet eylemleriyle bağlantılı olduğu belirtilen 16 kişinin gözaltına alınarak tutuklandığını duyurdu. Çevik kuvvet polisinin kalabalığı dağıtmak için biber gazı ve tazyikli su kullandığı aktarıldı.
Eylemler, öğrencilerin üniversitelerdeki koşulların iyileştirilmesi ve daha fazla iş imkânı talebiyle 13 Ekim'de Eğitim Bakanlığı önünde toplanmasıyla başlamıştı. Reuters haber ajansına konuşan göstericiler, protestonun yalnızca öğrencileri değil "tüm Arnavutluk halkını" ilgilendirdiğini vurgulayarak, "İnsanlar, ülkemizin gördüğü en yozlaşmış hükümete karşı öfkeli" ifadelerini kullandı.
Hükümet cephesinden ise sükûnet çağrıları geldi. Başbakan Yardımcısı Albana Koçiu, kamuoyunu "sakinlik, özdenetim ve olgunluk" göstermeye davet ederek, "Arnavutluk'un değişmek için yanıp kül olmasına gerek yok" dedi.
Eğitim Bakanı Mirela Kumbaro, protesto hakkına saygı gösterdiğini belirtmekle birlikte, "sivil öğrenci protestosu ile kamu binalarına ve mülklerine yönelik şiddet iki farklı şeydir" diye konuştu. Ekonomi Bakanı Delina İbrahimaj da Maliye Bakanlığı binasının taşlandığı görüntülere tepki göstererek, "Bir kurumu ateşe vermek barışçıl bir protesto değildir. Bu, insanların hayatını tehlikeye atan bir eylemdir" açıklamasını yaptı.
Muhalefetteki Demokrat Parti'nin lideri Sali Berisha ise göstericilere destek verdiğini açıkladı.
Arnavutluk, bu yıl içinde de Başbakan Edi Rama'nın istifasını talep eden ve "Flamingo Devrimi" adıyla anılan, aylarca süren hükümet karşıtı eylemlere sahne olmuştu. Söz konusu gösteriler, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı olduğu iddia edilen lüks bir turizm projesi nedeniyle başlamıştı. Proje, Rama hükümetine yönelik yolsuzluk iddiaları ve şeffaflık eksikliği algısı nedeniyle toplumda biriken öfkeyi artırmıştı.