Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Kıbrıslı Türklerin kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik faaliyetlerinin Rum tarafınca engellenmesine ilişkin mektubunu yanıtladı. Guterres, 16 Ekim 2026 tarihli mektubunda bu tür girişimlerin cesaret kırıcı olduğunu ve karşılıklı güvenin artırılması yönünde defalarca yaptığı çağrılarla çeliştiğini vurguladı.
Erhürman, 28 Ağustos 2026'da kaleme aldığı mektupta müzik festivalleri ve Barcelona futbol takımının kampı gibi kültür ve spor organizasyonlarının yanı sıra diplomatik temasları hedef alan engelleme girişimlerine dikkat çekmiş, bunların yarattığı olumsuz havayı BM Genel Sekreteri'ne iletmişti. Erhürman'ın aynı tarihte BM, AB ve Barcelona yönetimine üç ayrı mektup gönderdiği bildirildi.
Yanıtında söz konusu endişeleri dikkatle not ettiğini belirten Guterres, New York'ta Erhürman ile yaptığı son görüşmeyi ve Temmuz 2026'daki Kıbrıs ziyaretini de hatırlattı. Guterres, taraflar arasındaki temasın, iş birliğinin ve güven tesisi çabalarının sürmesinin, kalıcı çözüme yönelik bir sürecin başlatılabilmesi için gereken elverişli koşulların oluşturulmasında hâlâ zorunlu olduğunu kaydetti.
Güven artırıcı önlemlerin öncelikle hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Guterres, Kişisel Temsilcisi'nden bu konuda her iki tarafla yürüttüğü çalışmaları sürdürmesini istediğini aktardı. Guterres, etkinliklerin iptal edilmesi de dahil olmak üzere güven tesisini engelleyen adımların ortak çabalarla bağdaşmadığının ilgili tüm aktörlere yeniden iletilmesini talep ettiğini belirterek, Kıbrıs'ta çözüm arayışına desteğini sürdürme kararlılığını yineledi.
Erhürman'ın aynı konuda Avrupa Komisyonu'na gönderdiği mektuba 6 Ekim 2026'da verilen yanıtta da benzer mesajlar yer almıştı. Komisyon, iki toplum arasında güvenin tesisi ve olumlu bir atmosferin teşvikinin önemine işaret etmiş, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun sona erdirilmesine ilişkin 2004 tarihli AB Konseyi kararından alıntı yaparak köprüler kurulması, diyaloğun geliştirilmesi ve yakınlaşma hedeflerini hatırlatmıştı. Komisyon ayrıca Kıbrıslı Türklerin, özellikle gençlerin sosyo-ekonomik gelişimine katkı sunan sivil toplum ve özel organizasyonların AB ile daha yakın ilişkiler hedefiyle uyumlu olduğunu ifade etmişti.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín de daha önce gazeteci Yusuf Kanlı'ya verdiği demeçte, Kıbrıslı Türk temsilcilerin uluslararası temaslarını kısıtlama girişimlerinin çözüm için uygun zemin oluşturulmasını zorlaştırdığını söylemişti. Böyle bir ortamda elverişli koşulların yaratılıp yaratılamayacağı sorusuna Holguín, "Kesinlikle hayır; çünkü bunlar zaten karmaşık olan meseleyi daha da karmaşık hale getiriyor" yanıtını vermiş, "Müzakereler kendiliğinden ortaya çıkmaz; düşmanca bir ortamdan da doğmaz" diyerek sürecin karşı tarafı anlamayı ve kabul etmeyi gerektirdiğini vurgulamıştı. Holguín, bu konuyu son bir ayda müzakerecilerle birkaç kez ele aldığını da belirtmişti.