Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM 81. Genel Kurulu Açılış Haftası temasları kapsamında bulunduğu New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ile görüştü. BM Merkezi'ndeki görüşmede Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) başta olmak üzere güncel ve bölgesel gelişmeler masaya yatırıldı.
Görüşmede Erhürman'a Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, KKTC New York Temsilcisi Büyükelçi Murat Soysal, Güven Yaratıcı Önlemler ve Teknik Komiteler Koordinatörü Seniha Birand Çınar ile Diplomasi ve Dış İlişkiler Danışmanı İpek Borman eşlik etti.
Görüşmenin ardından açıklama yapan Erhürman, toplantının olumlu bir atmosferde geçtiğini ve gündemin büyük ölçüde güven yaratıcı önlemlerden oluştuğunu belirtti. Erhürman, Guterres'in de şu aşamada bu konuya odaklandığını kaydetti.
"2+1 toplantısını veto etmedim"
Rum basınında çıkan haberlere değinen Erhürman, "Kıbrıs Rum basınında 2+1 toplantısını veto ettiğim ile ilgili haberler çıktı, takdir edersiniz ki diplomasiyi bilenler bilir, Genel Sekreter 2+1 toplantı istese ve ben reddetsem, Genel Sekreter bugün benimle görüşmesini bir daha değerlendirirdi" dedi. Genel Sekreter'in Kıbrıs sorunuyla aynı kararlılıkla ilgilenmeyi sürdüreceğini vurgulayan Erhürman, "Genel Sekreterin çabalarına destek vermeye devam ediyoruz" ifadesini kullandı.
Erhürman, Rum tarafının bir gün önce art arda açıklamalar yaptığını ve 2+1 toplantısının Kıbrıs Türk tarafınca reddedildiği iddiası üzerinden bir "algı operasyonu" yürütüldüğünü öne sürdü. Kendi pozisyonlarını hem dün akşam hem de bugün Genel Sekreter'e aktardıklarını söyledi.
Yedi önlemden altısı kabul edildi
Erhürman, Guterres'in ada ziyareti sırasında yedi güven yaratıcı önlem önerdiğini hatırlattı. Bu önlemler arasında geçiş noktaları, mayından arındırma, afetlere müdahale için ortak mekanizma, düzensiz göçle ortak mücadele, sivil toplum için koordinasyon kurulu, spor faaliyetleri ve karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlığı yer alıyor.
Kıbrıs Türk tarafının geçiş noktaları dışındaki altı önlemi kabul ettiğini belirten Erhürman, geçiş noktalarına ilişkin olasılıkları reddetmediklerini, ancak bunları mevcut haliyle kabul etmelerinin söz konusu olmadığını ve üzerinde çalışılmaya değer bulduklarını ifade etti. Erhürman, Rum tarafının ise geçiş noktaları dışındaki altı önlem konusunda bugüne kadar bir yanıt vermediğini savundu.
Son toplantıda Rum tarafının 19 maddelik yeni bir öneri sunduğu iddialarına da değinen Erhürman, kendi tutumlarının Genel Sekreter'in ortaya koyduğu yedi maddeye odaklanmak olduğunu söyledi. BRT'ye yaptığı açıklamada Guterres'in görev süresinin sona ermesine az zaman kaldığını hatırlatan Erhürman, "Konuyu daha da genişleterek odağı kaydırmanın ve çözüme ulaşma konusunda daha da zorlaştırmanın bir manası yok" dedi. Erhürman, yeni önerilerin mevcut önerilerin çözümünü güçleştirdiğini ve sonuç alma ihtimalini uzaklaştırdığını bu görüşmede Genel Sekreter'e ilettiğini kaydetti.
"Güveni aşındıran adımlar"
Erhürman, güven yaratıcı önlemler üzerinde çalışılırken mevcut güveni dahi aşındıran eylem ve işlemlerle karşılaştıklarını da Guterres'e aktardığını belirtti. Bu kapsamda festival iptallerini, Barcelona futbol kulübü etkinliğinin iptalini, mülkiyet konusundaki Avrupa yakalama emri uygulamalarını, Taşınmaz Mal Komisyonu'nun etkin iç hukuk yolu olarak kabulünü engellemeye yönelik girişimleri, Avrupa Parlamentosu'ndaki kararları ve başta İsrail olmak üzere çeşitli ülkelerle imzalanan anlaşmaları örnek gösterdi. Erhürman, söz konusu anlaşmalar için "sanki Kıbrıslıtürkler adada hiç yokmuş gibi" değerlendirmesinde bulundu.
Bir yandan güven yaratıcı önlemler için çaba gösterilip ilerleme sağlanamazken diğer yandan güveni zedeleyen yaklaşımlar sergilenmesinin bir çelişki yarattığını söyleyen Erhürman, bunların aralık sonuna kadar çaba göstereceğini açıklayan Genel Sekreter'in girişimlerine katkı sunmadığını ifade etti.
Basın üzerinden tartışmadan kaçındıklarını söyledi
Erhürman, New York'a geldikten sonraki üç gün boyunca basına fazla açıklama yapmadıklarını, basın üzerinden müzakere yürütmeyi ciddiyetle bağdaşan bir yaklaşım olarak görmediklerini dile getirdi. Bu süreçte düzenlenecek bir forumda Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı'nın unvanı üzerinden tartışma yaşandığını, buna rağmen açıklama yapmadıklarını belirten Erhürman, "New York'tayız belki bir sonuç ortaya çıkar bu nedenle basın üzerinden tartışmayı tercih etmedik, açıklama yapmaktan kaçındık" dedi.
Erhürman ayrıca Rum tarafının, Kıbrıs Türk tarafının New York'ta muhataplarıyla görüşmesini engellemeye yönelik BM nezdinde girişimde bulunduğunu öne sürdü. Bu girişimin Güvenlik Konseyi nezdinde yazılı olarak yapıldığı aktarıldı. Erhürman, Müsteşar Mehmet Dânâ'nın aralarında BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin temsilcilerinin de bulunduğu çeşitli temaslar gerçekleştirdiğini, kendisinin de Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreterleriyle görüştüğünü hatırlattı.
Erhürman, "Ama önemli olan kimin kiminle kaç kişiyle görüşmesinden ziyade buradaki yaklaşımın aslında siyasi eşitlik dediğimiz şeyin çözümden önceki uzantısı konusundaki sıkıntıların ortaya konmasıdır" dedi. Rum tarafının Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri uluslararası topluma yalnızca kendisinin anlatmayı tercih ettiğini savunan Erhürman, bu konuları da Genel Sekreter'e aktarma fırsatı bulduklarını söyledi.