Girne Üniversitesi bünyesindeki 60+ Yaş Tazelenme Üniversitesi, "Medyada Yaşa Bakış Paneli" başlıklı bir etkinlik düzenledi. Üniversitenin Büyük Kütüphane Konferans Salonu'nda yapılan panelde Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Ayşemden Akın, araştırmacı gazeteci-yazar Hasan Karaokçu, eski BRTK Müdürü Meryem Çavuşoğlu Özkurt ve TAK Yönetim Kurulu Başkanı Özgül Gürkut Mutluyakalı konuşmacı olarak yer aldı. Panelde medyanın yaşlılığa bakışı, kullanılan dilin toplumsal algıya etkisi ve yaşlıların yeni medyadaki konumu gibi başlıklar masaya yatırıldı.
"Medya Dilinde Yaş Ayrımcılığını Aşmak ve Yaşlı Bireyleri Haberin Öznesi Haline Getirmek" başlıklı sunum yapan Ayşemden Akın, medyadaki kalıp yargıları, ayrımcı dili ve yanlış görsel kullanımını eleştirdi. Akın, yaşlıların ya "mağdur, hasta ve yardıma muhtaç" ya da "süper yaşlı" olarak iki uç noktada gösterildiğini ve bunun gerçekliği çarpıttığını savundu. Haberlerde yaşlıların yerine yakınlarının veya uzmanların konuşturulduğunu, bu yaklaşımın yaşlıların sesini duyulmaz kıldığını belirten Akın, Gazeteciler Birliği çatısı altında yaş odaklı habercilik için 28 maddelik bir rehber hazırlanmasına karar verildiğini hatırlattı.
Hasan Karaokçu ise Kıbrıs'ın kuzeyinde ve güneyinde yaşlılara yönelik medya okuryazarlığı çalışmalarını, dijital dünyadaki riskleri ve bu alandaki eksiklikleri değerlendirdi. Her iki bölgede de yaşlı nüfusun büyük bölümünün medya okuryazarlığı açısından yetersiz kaldığını ifade eden Karaokçu, dijital dışlanmanın önlenmesi, siber dolandırıcılıktan korunma ve sahte haberlerin ayırt edilmesi için eğitime ihtiyaç bulunduğunu, bu konuda acilen devlet politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
"Medya ve Toplumda Yaş Almış Bireylerin Temsili: Algılar, Değişimler ve Gerçekler" konulu sunumunda Meryem Çavuşoğlu Özkurt, yaşlıların yalnızca "yardıma muhtaç" ya da "yoksul" profilleriyle değil, deneyim ve fikirleriyle topluma katkı sunan bireyler olarak gösterilmesi gerektiğini vurguladı. 1970'lerden bugüne medyanın yaşlılara biçtiği tek boyutlu rollerin değişimine değinen Özkurt, reyting ve ticari kaygıların yaşlılar ile kadınlar gibi grupların temsilini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Özkurt, yaş almış bireylerin dezenformasyona karşı daha temkinli davrandığını ve güvenilir kaynakları tercih ettiğini de dile getirerek, siyasi güç ya da para odaklı medya yapılarının toplumsal değerleri göz ardı etmesinin etik sorunlar doğurduğunu söyledi.
Özgül Gürkut Mutluyakalı ise yaşlılığın bir son, yük ya da mağduriyet dönemi olmadığını; deneyim, bilgelik, üretim, öğrenme ve toplumsal katılımın sürdüğü doğal bir yaşam evresi olduğunu vurguladı. Yaşlılara yönelik şiddet ve ihmal vakalarını toplumsal bir utanç kaynağı olarak niteleyen Mutluyakalı, sağlık ve sosyal hizmetlere erişimin sosyal devletin gücünün göstergesi olduğunu belirterek mevcut bakım hizmetlerinin yetersizliğini ve denetim eksikliğini eleştirdi.
Mutluyakalı, yaşlıların ihtiyaçlarının yemek, ilaç ve bakım gibi fiziksel gereksinimlerle sınırlı olmadığını, aile bağları ve psikolojik destek gibi duygusal ihtiyaçların daha da hayati olduğunu kaydetti. Yaşlıların çocukları tarafından "bakıcı" ya da "torun bakan kişi" rollerine sıkıştırılmaması gerektiğini söyleyen Mutluyakalı, kamusal yaşama ve gönüllü çalışmalara katılımlarının teşvik edilmesi, medyanın da yaşlıların hikâyelerine ve uzmanlıklarına yer vermesi çağrısında bulundu. Mutluyakalı, topluma hizmet etmiş yaşlıların yaşam öykülerinin biyografi ve otobiyografi çalışmalarıyla toplumsal hafızaya kazandırılmasının önemine de değindi.