İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ABD'nin kullandığı Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) Fairford Hava Üssü yakınlarında geçen ay beş kişinin terör suçları şüphesiyle gözaltına alınmasıyla sonuçlanan olayın büyük olasılıkla İran'da planlandığını ve İran İslami Devrim Muhafızları tarafından yönlendirildiğini değerlendirdiklerini açıkladı.
Burnham, siyasi partilerin yıllık konferansları için verilen aranın ardından yeniden toplanan Parlamento'da gündemdeki başlıklara ilişkin konuştu. Başbakan, "Değerlendirmemizin, bunun büyük ihtimalle İran'da koordine edildiği ve neredeyse kesin olarak İran İslami Devrim Muhafızları tarafından yönlendirildiği yönünde olduğunu teyit edebilirim." ifadesini kullandı.
İngiltere'nin kendi topraklarında bu tür tehditlere göz yummayacağını vurgulayan Burnham, İran'ın suç ağlarından yararlanmasının önüne geçmek için "tüm yetkilerin" kullanılacağını belirtti.
Olay 27 Eylül'de Gloucestershire bölgesinde yaşanmıştı. Üsse patlayıcı taşıdıkları şüphesiyle üç minibüs durdurulmuş, üssün bitişiğindeki Whelford köyünde 85 hane tahliye edilmişti. Minibüslerde bulunan beş kişi gözaltına alınmış, ardından kefaletle serbest bırakılmıştı. Soruşturma sürerken İran-İngiliz çifte vatandaşı bir kişi daha gözaltına alınmış, ABD de üsteki savaş uçaklarını başka yere taşımıştı. Aynı soruşturma kapsamında sonradan gözaltına alınan 22 yaşındaki bir İngiliz vatandaşı da kefaletle serbest kalmıştı.
İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarını başlatmasının ardından ABD ordusuna ait askeri uçaklar Fairford Üssü'nü kullanmaya başlamıştı. Londra yönetimi üssün ABD tarafından savunma amacıyla kullanıldığını açıklarken, Chatham House gibi düşünce kuruluşları ve bağımsız analistler üssün saldırı amaçlı da kullanıldığını öne sürmüştü.
Burnham, konuşmasında Avrupa Birliği ile ilişkilere de değindi. Bir sonraki İngiltere-AB zirvesinin 20 Kasım'da Brüksel'de toplanacağını duyuran Başbakan, zirvede gıda ve içecek anlaşmaları, emisyon ticareti, enerji sistemlerinin daha sıkı entegrasyonu, yeni bir gençlik deneyimi programı ve göç alanında daha derin işbirliğinin ele alınacağını söyledi. Burnham, "Tüm bu alanlarda ilerleme sağlama fırsatı olduğu benim için açık." dedi.
İngiltere'nin AB ile daha yakın bir ilişki kurması gerektiğini savunan Burnham, ekonomiyi destekleyecek bir anlaşmanın ülkenin çıkarına olacağını kaydetti. Başbakan, "Büyümeyi teşvik etmek, göçü kontrol etmek, değerlerimizi ve güvenliğimizi korumak konusunda ciddiysek, bu yapmamız gereken bir konuşmadır." diye konuştu.
2016'daki Brexit referandumunu yeniden tartışmaya açmadığının altını çizen Burnham, "Referandumu yeniden açmıyorum. Referandum sonucuna saygı duyuyorum." dedi. Başbakan, buna karşın ekonomik büyümeyi artıracak ve Manş Denizi'nden küçük teknelerle yapılan düzensiz geçişleri kontrol altına almaya yönelik işbirliğini güçlendirecek adımlarda "pragmatik yaklaşım" benimseyeceğini ifade etti.