"Foto Şık" adıyla tanınan ve Kıbrıs Türklerinin yakın tarihini fotoğraf makinesiyle kayda geçiren usta fotoğrafçı Mehmet Şık yaşamını yitirdi. Yaklaşık 70 yıl boyunca Lefkoşa'daki İdadi Sokak'ta bulunan stüdyosunda çalışan Şık, Kıbrıs Türk tarihinin kritik dönemlerini ve pek çok tanınmış ismi objektifine yansıttı. Usta fotoğrafçı, 3 Kasım Salı günü saat 11.30'da Lefkoşa İsmail Safa Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Lefkoşa Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Şık'ın ölümü nedeniyle Kıbrıs Edebiyat Derneği (KED) ve Lirik Şiir Grubu da taziye mesajı yayımladı.
22 Aralık 1928'de Çukurova'da (Kurumanastır) dünyaya gelen Şık, ilkokulu tamamladıktan sonra bir zanaat edinmek için köyünden ayrılarak Lefkoşa'ya yerleşti. Önce kunduracıların yanında çıraklık yapan Şık, ardından Foto Diana'da fotoğrafçılığı öğrenmeye başladı. Kendi anlatımına göre mesleğin inceliklerini Türk, Rum ve Ermeni fotoğrafçılardan öğrendi ve onlarla birlikte çalıştı.
Şık, 1950 yılında Lefkoşa Türk Lisesi'nin bulunduğu bölgede "Foto Şık" adını verdiği stüdyosunu açtı. İki yıl sonra, 1952'de İdadi Sokak'taki dükkânına taşınan fotoğrafçı, yaşamının son yıllarına dek aynı adreste çalışmayı sürdürdü. Stüdyo, örfi idare döneminden 1960'a, 1963 olaylarından 1974'e ve Kıbrıs Türk Federe Devleti'nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşuna uzanan süreçte adanın önemli dönemlerine tanıklık etti.
Şık'ın objektifine yansıyan isimler arasında Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, Toplum Lideri Dr. Fazıl Küçük, Makarios ve Bülent Ecevit gibi siyasetin önde gelen figürleri yer aldı. Usta fotoğrafçı, Türkiye'den Neşe Karaböcek, Eşref Kolçak ve Muhterem Nur gibi ses ve sinema sanatçılarını da stüdyosuna davet ederek fotoğrafladı. Bir dönem askerler de stüdyonun önemli müşterileri arasındaydı; Şık, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, İngiltere ve Türkiye'den gelen askerleri kendi tasarladığı özel bir dekor önünde görüntüledi.
Şık, dört yıl önce Türk Ajansı Kıbrıs'a (TAK) verdiği ve yaşam öyküsünü anlattığı röportajda, stüdyosunun adının nasıl ortaya çıktığını da paylaşmıştı. Beş altı isim arasından "Şık"ı seçtiğini belirten fotoğrafçı, "Yakışıklıydım, güzel giyinmeyi severdim ama dükkânı açtığımız zaman fakirlik vardı, şık giyinemezdik. Dükkânı açtım, günü gelince soyadımı da Şık olarak aldım" demişti. Aynı söyleşide ışığı kullanmanın önemine değinen Şık, iyi bir fotoğrafçı olmanın merakla ve insanın gözünün içine bakmakla mümkün olduğunu vurgulamıştı.
1952'den bu yana aynı adreste hizmet veren Foto Şık, yalnızca bir fotoğraf stüdyosu olmanın ötesinde, Kıbrıs'ın yakın geçmişine ait fotoğrafları, kitapları ve çeşitli objeleri barındıran benzersiz bir arşiv niteliği taşıyordu. Mehmet Şık'ın en büyük hayali ise yıllar içinde biriktirdiği bu birikimle stüdyosunun bir müzeye dönüştürülmesiydi.