Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Lefkoşa milletvekili adayı Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, seçim dönemlerinde güzel söz söylemenin herkes için mümkün olduğunu, ancak siyasette belirleyici olanın söylenenlerle yapılanlar arasındaki uyum olduğunu vurguladı. Çakıcı, "Siyaset yalnızca vaat açıklamak değildir. Siyaset bir karakter, güven ve sözünün arkasında durma meselesidir" diyerek seçmenlerin adayların geçmişine ve zor dönemlerdeki tutumlarına bakması gerektiğini ifade etti.
Dürüstlüğün yalnızca dile getirilen bir kavram olmadığını belirten Çakıcı, bunun yetki kullanırken, baskı altındayken ve kişisel çıkarla toplum çıkarı çatıştığında verilen kararlarla ölçüldüğünü söyledi. Hata ve eksikleri olabileceğini kabul eden Çakıcı, halka bilerek yalan söylemeyi, yerine getiremeyecekleri vaatlerde bulunmayı ve siyaseti kişisel çıkar aracına dönüştürmeyi hiçbir zaman benimsemediklerini kaydetti. Çakıcı, "Biz kusursuz olduğumuzu söylemiyoruz; ancak sözümüzün arkasında durduğumuzu ve halkımıza karşı dürüst olduğumuzu söylüyoruz" dedi.
Seçim öncesi verilen sözlerin iktidarda unutulmasının siyasete olan güveni sarstığını dile getiren Çakıcı, partizanlık, liyakatsiz atamalar ve hesap vermeyen yönetim anlayışının devlet kurumlarını zayıflattığını savundu. Uzun süredir mevcut düzenin parçası olanların seçim yaklaşırken kendilerini değişimin temsilcisi olarak sunmasının inandırıcı olmadığını belirten Çakıcı, "Biz isimleri hedef almıyoruz; yapanın yanına kâr kaldığı ve parti çıkarının toplum çıkarının önüne geçirildiği düzeni hedef alıyoruz" ifadesini kullandı.
TKP'den TDP'ye uzanan toplumcu siyasal geleneğin demokrasi, sosyal adalet, barış ve Kıbrıs Türk toplumunun kendi iradesine sahip çıkması ilkeleri üzerine kurulduğunu anlatan Çakıcı, bu geleneğin yaklaşık yarım asırdır aynı değerleri savunduğunu, zaman zaman Meclis dışında kalsa ve ağır bedeller ödese de güç dengelerine göre yön değiştirmediğini söyledi. Çakıcı, 2007'de kurulan TDP'nin ilk genel başkanı olduğunu hatırlatarak partinin güvercin ambleminden temel ilkelerine kadar barışçı, toplumcu ve demokratik bir anlayışla şekillendiğini belirtti.
Cesaretin yüksek sesle konuşmak ya da sürekli kavga etmek olmadığını, yalnız kalmayı ve bedel ödemeyi göze alarak doğru bilineni savunmak olduğunu ifade eden Çakıcı, milletvekilliği döneminde çalışanların ve gençlerin haklarını geriletmeye yol açacağını düşündüğü Göç Yasası'na karşı Meclis kürsüsünde 13,5 saat konuştuğunu anımsattı. Uyuşturucu kullanan gençlerin cezalandırılmak yerine tedavi edilerek topluma kazandırılmasını hedefleyen Denetimli Serbestlik Yasası'nın geçmesine de öncülük ettiğini kaydeden Çakıcı, "Biz yalnızca itiraz etmedik; mücadelemizi somut sonuçlara dönüştürdük" dedi.
Siyaseti hiçbir zaman makam ya da geçim kapısı olarak görmediğini, siyaset dışında da akademik, mesleki ve toplumsal alanda üretmeyi sürdürdüğünü belirten Çakıcı, yeniden siyasete dönüş nedenini ülkenin dürüst, deneyimli ve mücadeleye hazır insanlara ihtiyaç duyduğu inancıyla açıkladı. Çakıcı, siyaset anlayışını "Dürüst, cesur ve kararlı bir duruş" sözleriyle özetledi.