13.10.2026 Lefkoşa 23°Girne 24°Gazimağusa 24°Güzelyurt 22°İskele 25°Lefke 22° USD 49.37 ₺EUR 55.21 ₺GBP 65.46 ₺ İmsak 05:26 · Akşam 18:21
SON DAKİKA AKIŞI
FLAŞ
Kültür-Sanat

Kıbrıslı Türk tasarımcı Mert Özyürekliler, göç temalı koleksiyonunu Sydney'de sergileyecek

Shirvanna markasının kurucusu 28 yaşındaki Mert Özyürekliler, kasımda Sydney'deki FOMA etkinliğinde yeni koleksiyonundan 10 tasarım sunacak; koleksiyonun tamamını ise aralıkta Kıbrıs'taki ilk defilesinde tanıtmayı planlıyor.

Kıbrıs Akış Haber Merkezi · · 2 dk okuma
Kıbrıslı Türk tasarımcı Mert Özyürekliler, göç temalı koleksiyonunu Sydney'de sergileyecek

Kıbrıslı Türk moda tasarımcısı Mert Özyürekliler, Akdoğan'da dedesinden kalan evde kurduğu atölyede hazırladığı göç temalı yeni koleksiyonunu Avustralya'ya götürmeye hazırlanıyor. Shirvanna markasının 28 yaşındaki kurucusu, kasım ayında Sydney'de yapılacak Fabrics of Modern Australia (FOMA) etkinliğinde koleksiyondan 10 parça sergileyecek.

Türk Ajansı Kıbrıs'a (TAK) açıklamalarda bulunan Özyürekliler, geride bırakılan eşyalar, saklanan mektuplar ve yıllarca süren geri dönüş umudu üzerine kurduğu koleksiyonun tamamını aralık ayında Kıbrıs'ta düzenleyeceği ilk defilesiyle izleyiciye sunmayı amaçladığını belirtti.

İngiltere'den Akdoğan'a

18 yaşında İngiltere'ye giderek University for the Creative Arts'ta güzel sanatlar okuyan Özyürekliler, aldığı eğitimin teknik beceriden çok araştırma, düşünme ve işin arkasındaki fikri sorgulama üzerine kurulu olduğunu anlattı. Üniversitedeki çalışmalarını kimlik ifadesi ekseninde yürüttüğünü, bu arayışın bugünkü moda üretimini de belirlediğini söyleyen tasarımcı, "Kendimi ifade edersem 'Ben buyum' diyebilirim. Etmezsem herkesin söylediği, herkesin yazdığı olurum." dedi.

Modaya geçişinin bir plan dahilinde olmadığını aktaran Özyürekliler, başlangıçta dikip satarak gelir elde etmeyi hedeflediğini, ilk dikiş makinesini 2019'da aldığını ve çocukluk oyunlarında yarattığı hayali karakter Shirvanna'nın adını zamanla markaya dönüştürdüğünü ifade etti. Askerlik dönemi ve iki yıl boyunca hasta dedesine bakması nedeniyle üretiminin zaman zaman yavaşladığını, ancak kumaşla çalışmayı hiç bırakmadığını belirten tasarımcı, "Her gün resim yapma ihtiyacı hissetmem ama dikme ihtiyacı hissederim." diye konuştu.

Kaybolmaya yüz tutan zanaatlar

Yaklaşık altı yıldır küçük ölçekli üretim yapan Özyürekliler, son iki-üç yıldır Kıbrıs kültürüne ait, yok olma riski taşıyan el sanatlarını araştırıp öğrenmeye ağırlık veriyor. Nakış, kalıp, tekstil tasarımı ve dikiş dahil tüm süreci tek başına yürüten tasarımcı, Lapta Hesap işi ve Lefkara işi gibi teknikleri çağdaş tasarımlar içinde yeniden yorumladığını anlattı.

Bu tekniklerin gençler arasında pek bilinmediğine dikkat çeken Özyürekliler, öğrendiklerini ileride yeni kuşaklara aktarmak istediğini söyledi: "Belki 70 yaşıma geldiğimde bu atölyenin balkonunda çocuklara öğreteceğim. Bu kadar bilgiyi öğrendikten sonra aktarmamak bencillik olur."

Yorgandan çıkan yünle başlayan koleksiyon

Markanın ilk resmi koleksiyonu "Mandıra", tasarımcının dedesinin evinde parçalanan bir yorganın içinden çıkan ve atmaya kıyamadığı koyun yünleriyle şekillendi. Mesarya'yı, ailesinin hayvancılık geçmişini ve kırsal emeği konu alan koleksiyon, 2025'te Milano Moda Haftası sırasında Dünya Sürdürülebilirlik Örgütü'nün düzenlediği gösteride sergilendi. Özyürekliler, "Her materyalin bir dili vardır. Onu kendi dilinde konuşturabilirseniz konuşur." ifadesini kullandı.

Kumaşlarının büyük kısmını kendisine verilen ya da yıllar içinde topladığı malzemelerin oluşturduğunu belirten tasarımcı, eldeki kumaşlarla çalışmasının ilk etapta sürdürülebilirlik kaygısından değil maddi koşullardan kaynaklandığını açıkça dile getirdi. Bununla birlikte geçmişte Kıbrıs'ta malzemeleri yeniden kullanmanın gündelik yaşamın olağan bir parçası olduğunu hatırlatarak, "Asıl sürdürülebilirlik bizim kültürümüzdedir." dedi.

Tasarımlarındaki geleneksel giyim ve hayvancılık göndermelerinin önceden belirlenmiş bir misyondan değil, kendi kimliğinden doğduğunu vurgulayan Özyürekliler, "Bu adada herkesin yolu bir şekilde mandıradan geçmiştir." diye konuştu. Önceki kuşakların hikayelerini dinledikçe aktarılması gereken büyük bir birikim olduğunu fark ettiğini söyleyen tasarımcı, "Bana öyle geliyor ki aktarmazsak hiç yaşanmamış olacak. O insanlar boşuna yaşamış gibi olacak. Ama boşuna yaşamadılar." ifadelerini kullandı.

Bu haber şu kaynaklardaki bilgiler derlenerek hazırlanmıştır: Kıbrıs Gazetesi, Havadis

İlgili Haberler