Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) milletvekili adayı, psikiyatrist Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) aday sıralama seçiminde yaşanan tartışmalar ve Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek'in istifa edeceğini açıklaması üzerine yaptığı değerlendirmede, ülkenin asıl gündeminin parti içi sıralamalar değil, halkın sağlık hizmetlerine ve ilaca erişimi olduğunu vurguladı.
UBP'nin sıralama seçiminde çok sayıda itiraz yapıldığını, yeniden sayım kararı alındığını ve sandıkların polis gözetiminde tutulduğunu hatırlatan Çakıcı, "Bugün sandıkları polis beklerken hastalarımız kullandıkları ilacı bulabilmek için eczane eczane dolaşıyor. Siyasi sıralamalar değişebilir, bakanlar gelip gidebilir; fakat sağlık hizmetleri bir gün dahi aksatılamaz" dedi. Çakıcı, Sağlık Bakanlığı'nın yalnızca siyasi bir makam olmadığını, bakan değişse bile sağlık politikası, ilaç tedariki ve hizmet planlamasının kesintisiz sürmesi gerektiğini belirtti.
Bir hastane yöneticisi ve hekim olarak sorunu doğrudan yaşadığını ifade eden Çakıcı, yalnızca hastaların değil hastanelerin de ecza depolarında ihtiyaç duyduğu ilaçları her zaman bulamadığını söyledi. "Reçete var, ilaç yok; hasta var, plan yok. Bu artık münferit bir eksiklik değil, doğrudan halk sağlığını tehdit eden ciddi bir tedarik sorunudur" diyen Çakıcı, devletin görevinin yalnızca reçete vermek değil, reçetedeki ilaca zamanında ulaşılmasını sağlamak olduğunu kaydetti.
Çakıcı, sorunun yakın gelecekte hastanelerin tedavi kapasitesini ve hizmetlerin sürekliliğini de etkileyebileceği uyarısında bulundu. Hekimlerin bilimsel açıdan en uygun tedaviyi değil, piyasada bulunabilen ilacı düşünmek zorunda bırakılmaması gerektiğini söyleyen Çakıcı, düzenli tedavi gerektiren hastalıklarda ilacın aniden kesilmesi ya da sık sık değiştirilmesinin yeni yan etkilere ve hastalığın yeniden alevlenmesine yol açabileceğini anlattı.
İlaç yokluğunun kader olmadığını, öngörüsüzlük, plansızlık ve yönetim beceriksizliğinin sonucu olduğunu savunan Çakıcı, ilaç tüketiminin, stokların tükenme zamanının ve yeni sevkiyatların önceden hesaplanabileceğini ifade etti. Sürekli kullanılan ve yaşamsal önem taşıyan ilaçlar için en az üç aylık güvenli stok oluşturulmasını isteyen Çakıcı, devlet ve özel hastaneler, ecza depoları ile eczaneleri kapsayan ortak bir dijital takip ve erken uyarı sistemi kurulmasını önerdi.
Çakıcı, UBP'nin sıralama ve makam tartışmalarını bir kenara bırakarak halkın gerçek sorunlarına odaklanması çağrısında bulundu ve "Bugün önlem alınmazsa bugünün ilaç eksikliği, yarının tedavi krizine dönüşecektir. İlaç yoksa verilen reçete yalnızca bir kâğıt parçasıdır" diye konuştu.